İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Ayhan Çelik: Bu sorumluluk herkesin, bu kadar milyon metreküp moloz halının altına süpürülemez

Mimar Ayhan Çelik, İklim Adaleti Koalisyonu

“Tüm ilgililerin dikkatine” diyorum. O kadar çok ilgili var ki… Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevre il müdürlükleri, Valilikler ,Belediyeler, Tarım Orman Bakanlığı, Tarım İl Müdürlükleri, DSİ, Sağlık Bakanlığı … Liste uzar gider … Toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ve sorumlu tutan dev bir sorundan bahsediyoruz. Dolayısıyla herkesin ciddiyetle kendi yetki ve sorumluluk alanını tarif edip, o alan üzerinden konuya dahil olması ve dönüştürücü rol olması gerekir. Örnek olarak bu molozları tarım alanlarına dökülmesine ilgili bakanlığın tüm birimleri, dere yataklarına dökülmesine yine tarım ve DSİ nasıl ses çıkarmaz… Herkesin aynı düzeyde sorumluluğu var örneğin asbest ve toz kirliliği konularına sağlık bakanlığı nasıl sessiz kalır….Örneklerle ilerlersek bu liste böyle uzar gider. Yine katili herkesin bildiği, maktulü herkesin tanıdığı bir cinayete engel olmak yerine sessizce tanıklık ediyor ve ne yazık ki ortak oluyoruz… Olmaz… Bu sorumluluk herkesin, bu kadar milyon metreküp moloz halının altına süpürülemez…”

1.Resmi açıklamalar kimseyi tatmin etmiyor.

2. Çok mu zor, akılcı olanı, bilimsel olanı, sistematik olanı yapmak?

3. Üçüncü gruplama kriteri yapı kullanım, daha doğrusu inşa amacı olabilir

Yapıları, endüstriyel tesis yapıları, sağlık yapıları ( bunlarda farklı bir çok kriter de öne çıkmaktadır) ve diğer yapılar olarak iki gruba ayrılabilir. Endüstriyel yapılar, sağlık yapıları, özellikle proseslerinde sıcak su, buhar, soğutma suyu, basınçlı gaz kullanımı, iletimi vb gerektiren yapılarda asbest kullanım ihtimali yüksektir. Bu nedenle bu tür yapılar özel tedbirlerle ve ölçümlerle işlem görecek yapılar olarak ayrılmalıdır. Bu hazırlıklar tamamlanıncaya kadar yapılar izole edilmelidir. Diğer yapılar ağırlıkla konut olmak üzere, eğitim, ofis, idari vb.yapılardan oluşmaktadır. 3.4. Diğer yapılarda daha alt kriterlere göre gruplanabilir. Deprem bölgesindeki eski yapı stoğunun çok önemli kısmı mütevazi yapılardan oluşmaktadır. Asbestin yoğun kullanıldığı kazan daireleri, kalorifer boruları, asma tavanlar vb içermeyen, çoğun- lukla sobalı (sobalı etrafında amyant levha kullanımının hala sürdüğünden emin değilim ama azaldığını söyleyebilirim. En azından son yıllarda erişim güçlüğü nedeniyle) ya da doğalgaz geldik- ten sonra kombiye geçebilmiş yapılardır. Çoğunlukla bodrumsuzdur ve su yalıtımı, ya da ısı yalıtımı da bulunmamaktadır. Özellikle çatı örtülerinde asbestli levha kullanımının sınırlı sayıda kırsalda ve ikinci el malzeme kullanım alanlarıyla sınırlı olduğunu söyleyebiliriz. Yaygın kullanılan asbestli levhalar, uzun ömürlü olmadıklarından son on yıl içerisinde sökülmüş ve başka bir malzeme ile değiştirilmişlerdir. Zemin kaplaması olarak kullanılanlar da kısa ömürlü ve benzeri şekilde yenilenme ihtimali çok yüksek orandadır. Yine de yıkım ve söküm sırasında bodrumlu yapılar, kazan daireli yapılar, levha çatı örtülü yapılar özellikle gruplanmalı ve denetimsiz/ölçümüz yapılmalarına izin verilmemelidir.

4. Enkazlardan malzemenin geri dönüşümü ya da kullanımı sağlanmalıdır

6. Asıl asbest riski altyapı çalışmalarıyla başlar

Henüz yerleşimlerde mevcut altyapılar sökülmeye, altyapı inşaatlarına, tamir ve onarımına başlan- mamıştır. Asıl asbest riski yer altında ve özellikle içme suyu şebekelerinde saklıdır. Şimdiden kamuoyunu ve herkesi çok kesin olarak uyarmalı, ve hiçbir hatalı işleme sessiz kalınmayacağı duyurulmalıdır. İlgili uzman derneğin sertifikalandırdığı, tam yetkili, kamu adına denetlemeyle görevli bir uzmanın bulunmadığı, tek bir metre kazıya bile rıza olmayacağı aleni olarak şimdiden ilan.

7. Hiçbir asbest riski taşımasa dahi, sökme, yıkma, parçalama sırasında ortaya çıkan tozların tüm canlılar ve doğa üzerine tahribatını biliyoruz

Vahşi yıkıma da, vahşi nakliyeye de, vahşi depola- maya da razı olunmamalıdır. Basit ama temel önlemleri alma basiretinden bile yoksun olmak kabul edilmemelidir. Afet içinden yeniden afet yaratma döngüsüne mahkum değiliz ve bu döngüyü kıracak kamusal birikim bu toplumda var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir